HABERLER
HİDROJEN YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM: MEVZUAT VE FİNANSMAN MASAYA YATIRILDI
30.04.2026
TÜRKÇİMENTO tarafından düzenlenen hidrojen webinar serisinin ikinci oturumunda, hidrojen dönüşümünün mevzuat, politika ve uyum boyutu ele alındı. Oyak Çimento Endüstriyel Mükemmellik Direktörü Murat Burakçın’ın moderatör, HyWise Kurucusu ve Genel Müdürü Tuğba Onur Dalgöğüsoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı webinarda, özellikle çimento sektörünün yeşil dönüşüm sürecinde hidrojenin stratejik rolüne dikkat çekildi.
Webinarda, hidrojen dönüşümünün yalnızca teknik bir konu olmadığı, aynı zamanda Avrupa Birliği ve Türkiye’de yürürlüğe giren yeni düzenlemeler doğrultusunda sektörler için kritik bir uyum başlığı haline geldiği vurgulandı. Dalgöğüsoğlu, mevzuatların bir yük olarak değil, doğru değerlendirildiğinde şirketler için finansal ve stratejik bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Etkinlikte; Paris İklim Anlaşması, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Fit for 55 paketi, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uluslararası düzenlemelerin çimento sektörü üzerindeki etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. Avrupa Birliği’nde çimento ve demir-çelik gibi karbon yoğun sektörlerde hidrojen kullanımını teşvik eden RFNBO (Biyolojik Olmayan Kaynaklardan Üretilen Yenilenebilir Yakıtlar) kotalarının önemine dikkat çekildi. Türkiye tarafında ise geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren İklim Kanunu ile birlikte Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Türkiye Yeşil Taksonomisi çalışmalarının sektörel dönüşüm açısından kritik bir eşik oluşturduğu belirtildi.
Dalgöğüsoğlu, Türkiye ETS’sinin pilot döneminin 2026–2028 yılları arasında başlamasının beklendiğini, bu sürecin sektör için bir hazırlık ve yatırım dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Webinarda ayrıca sürdürülebilirlik raporlamalarının önemine değinildi. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında şirketlerin emisyon azaltım stratejilerini ve dönüşüm planlarını raporlamalarının zorunlu hale geldiği hatırlatıldı. Bu kapsamda hidrojen yatırımlarının, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir araç olacağı ifade edildi. Hidrojen yatırımlarının ekonomik boyutuna da değinilen etkinlikte, karbon fiyatlarının belirli seviyelere ulaşmasının yatırımları hızlandıracağına dikkat çekildi. Yapılan değerlendirmelere göre ton başına yaklaşık 90 dolar seviyesindeki karbon fiyatlamasının, hidrojen yatırımlarını ekonomik olarak uygulanabilir hale getirebileceği belirtildi. Dalgöğüsoğlu, hidrojen teknolojilerinin artık geleceğin değil bugünün teknolojisi olduğunu vurgulayarak; elektrolizörler, depolama sistemleri ve kullanım ekipmanlarının ticari olarak hazır durumda bulunduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemde karbon maliyetlerinin artmasıyla birlikte hidrojen yatırımlarının sektör açısından daha güçlü bir rekabet avantajı sağlayacağı ifade edildi. Webinar serisinin üçüncü bölümünde ise hidrojen ekonomisi ve fizibilite başlıklarının ele alınacağı bildirildi.
DİĞER HABERLER
05 Mayıs 2026
TÜRKÇİMENTO AKADEMİ NİSAN 2026 EĞİTİMLERİ