HABERLER

BASIN AÇIKLAMASI

23 Aralık 2020

Dr. Tamer Saka’nın artışlara ilişkin açıklaması şöyle: “Türkiye çimento sektörü olarak yüksek üretim maliyetlerine rağmen dünyanın en ucuz çimentosuna sahibiz. Yüksek kaliteli ürünlerimizi 70’den fazla ülkeye ihraç ederek rekabetçi konumumuzu güçlendirmekteyiz. Son 10 yılda ise sektörümüz sadece yurtiçindeki fabrika yatırımlarına neredeyse 2,5 milyar dolar yatırım yapmıştır. 2020 yılında Merkez Bankası’nın 9 aylık verilerine göre geçen yılın aynı dönemine oranla konut fiyatlarında, enflasyonun 15 puan üzerinde, %27’lik bir artış görülmektedir. Yine TUİK’in açıkladığı konut inşaatı malzeme maliyeti endeksi aynı dönemde sadece %16,5 artış göstermiş bulunmaktadır. Ancak piyasadan temin edilen ve kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgilerden, çimento fiyatlarında enflasyon kadar dahi artış yaşanmadığı ve fiyatların neredeyse bir önceki seneye göre benzer seviyede kaldığı gözlemlenmiştir.  Biraz daha geçmişe gidecek olursak 2017 Ocak ayı ile kıyaslandığında konut fiyatlarının bugün %54 arttığını görüyoruz. Aynı dönemde çimento fiyatlarında ise enflasyon kadar bile artış gözlemlenmemektedir.  

Ayrıca unutulmamalıdır ki çimento üreticilerinin en büyük gider kalemleri yakıt ve elektrik maliyetleridir. Ana enerji kaynaklarımız petrokok ve elektrik 2017 yılı ile karşılaştırıldığında bugün döviz bazında iki katına çıkmış durumdadır ancak sektörümüzün enflasyon artışlarını bile fiyatlarına yansıtmadığı gözlemlenmiştir.  

Bunun sonucudur ki 2019 yılında halka açık çimento şirketlerinin Net Kâr’ı % 87 azalmıştır. Bu dönemde halka açık çimento şirketlerimizin ise neredeyse yarısı zarar açıklamıştır. Sektörümüz daha önce de belirttiğim gibi yüksek yatırımlarımıza ve  bu zorlayıcı rakamlara rağmen 2020 yılında da üzerine düşeni yaparak girdi maliyetlerindeki artışı fiyatlarına yansıtmadıkları gözlemlenmiştir. Ancak aynı hassasiyetin konut fiyatları için geçerli olduğu görülmemektedir ki bu sene 27%’lik artış gerçekleşmiştir.  

Bunlara ek olarak bir inşaat maliyetinde çimentonun payının sadece %2 ila %4 arasında olduğu unutulmamalıdır. Arsa maliyeti de hesaba katılırsa bu pay çok daha düşük seviyeye gelmektedir. Bu yüzden konut fiyat artışlarından çimento sektörünün sorumlu tutulması mantıklı olmadığı gibi sektöre de haksızlıktır. Yılların alışkanlığı ile çimento sektörü bir kez daha kitlelere hedef olarak gösterilmektedir. Buna karşın sektörümüz Türk ekonomisine katkı sağlamaya devam edecek.    

Çimento sektörü Türk ekonomisi için güçlü ve lokomotif sektörlerinden biri konumundadır.  

Kurlarda yaşanan artışlar, enerji maliyetleri, hammadde ve finansman maliyetleri gibi çimento maliyetlerine ek olarak pandemi şartları nedeniyle yaşamakta olduğumuz daralmaya rağmen ülke ekonomisinin kalkınmasına katkıda bulunmak için özveriyle çalışmaktayız ve bu özveriyi sektördeki diğer paydaşlardan da beklemekteyiz.”